Cenevre’de anahtar Türkiye’de!

Birleşmiş Milletler gözetiminde, Suriye iktidar ve muhalefet temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşen Anayasa görüşmelerinin 3. Turu yarın İsviçre’nin Cenevre kentinde başlıyor. Toplantıya Ankara’nın ve Şam’ın terör örgütü olarak niteledikleri PYD (PKK) ile HTŞ (Heyet Tahrir ül Şam) dışında esas olarak Türkiye birlikte hareket eden ve ÖSO bünyesinde bir araya gelen Suriyeli muhalifler katılıyor. Başlı başına bu tablo Cenevre görüşmelerinin...

Continue reading

İdeolojik önkabuller ve gerçeklik dünyası

Cumhurbaşkanlığı sözcüsü sayın İbrahim Kalın; 30 Temmuz günü paylaştığı tivitin büyük tartışmalara yol açmasının ardından 9 Ağustos günü CNN Türk’te Ahmet Hakan’ın programına konuk oldu ve konu ile ilgili geniş açıklamalar yaptı. Aydınlık gazetesi de 11 Ağustos günü Kalın’ın açıklamalarını manşetten vererek konuyu tartışmaya açtı. Öncelikle şunu belirtelim: Sayın Kalın’ın 9 Ağustos tarihli televizyonda yaptığı...

Continue reading

Etnik topluluklar ve mezheplerin önündeki tuzak

2 Ağustos tarihli makalemizde Ergenekon tertibinin hedeflerinden birisinin de, Türkiye’nin siyasal yelpazesini, etnik ve mezhep farklılıkları zeminine oturtmak olduğunu yazdık. Yani plana göre, bir Sünni İslam Partisi, bir Alevi Partisi, bir “Türk” partisi ve bir de “Kürt” partisi olacaktı. Çünkü, Emperyalizm açısından etnik ve dini farklılıklar temelinde parçalanmış bir ülke,  kontrol edebilme açısından “ideal” bir ülkedir. Millet, bu...

Continue reading

Ölüme çare yoktur!

Yeni Şafak gazetesi köşe yazarlarından Yusuf Kaplan’ın 9 Ağustos tarihli makalesi, “İddialarımızı ve gençliği yitirirsek, geleceğimizi kaybederiz” başlığını taşıyordu. Kaplan, kendisini deyim yerindeyse panikleten tespitini iki olguya dayandırıyor: Birincisi ‘İmam Hatip Liselerinde okuyan gençler içinde “deizm” dalgasının sanıldığından da hızlı yayılması’, İkincisi, ‘son zamanlarda genç kızlar içinde başörtüsünü atma şeklinde...

Continue reading

“Başkalarının hikâyeleri, bizim hikâyemiz”

Cumhurbaşkanı sözcüsü İbrahim Kalın’ın 30 Temmuz günü sosyal medya hesabından paylaştığı; “Biz masalları olan bir coğrafyanın çocuklarıyız. 150 yıldır başkalarının hikâyelerini dinledik. Artık kendi hikâyemizi yazmanın zamanı” şeklindeki sözleri geniş tartışmalara yol açtı. Kalın’ın sözleri son derece önemlidir. Bir duruşun, bir niyetin ve bir programın dışa vurumu açısından… Düşünün ki o, “bize hep başkalarının...

Continue reading