Yaralısını savaş meydanında bırakan Ordu (!)

1969 tarihli Veljko Bulajic’in yönettiği “Neretva Savaşı” filmi, İkinci Dünya Savaşı’nda, Yugoslav Partizanlarının Hitler faşizmine karşı savaşında, geride kalan 4500 yaralı arkadaşlarını kurtarmak için verdiği mücadeleyi anlatır. Mareşal Josip Broz Tito önderliğindeki Partizan Ordusu, kendi varlığını da riske atarak bir karşı saldırı gerçekleştirir, Alman Ordusu’nu geri çekilmeye zorlar ve 4500 yaralısını imha olmaktan veya en iyi ihtimalle...

Continue reading

Sivrisinek ve Nemrut

İnsanlık tarihinde, dünyanın neresinde olursa olsun yaşayan herkesi doğrudan ve bu ölçüde ilgilendiren bir olay ilk defa yaşanıyor. Birinci ve İkinci Dünya Savaşları’nın adı “Dünya Savaşı” idi ama gerçekte dünyanın çok sayda ülkesi ve bölgesi savaşı doğrudan yaşamadı, hatta yeryüzünün kimi bölgelerinde savaşın, uzaktan gelen bir “haber” olmanın ötesinde bir anlamı olmadı. Önceki yüzyıllarda gerçekleşen veba, kolera, “İspanyol...

Continue reading

“Yalnız ölümler!”

TRT Belgesel kanalı, 29 Aralık 2019 günü son derece öğretici bir program yayınladı. Programın adı “Yalnız Ölümler!” Japonya’da yaşı 60’ı geçmiş, yalnız başına yaşayan ve ölümleri üzerinden günler, aylar ve hatta yıllar geçtikten sonra farkına varılan kişilerin konu edildiği bir televizyon programı. “Yaşlı ölümler” şimdi, Coronavirüs salgını dolaysıyla yeniden bütün dünyanın gündemine geldi. TRT Belgesel kanalının sözkonusu...

Continue reading

“Çok alametler belirdi”

Nazım Hikmet “Kıyamet sureleri” adını verdiği şiirlerinden birincisi olan “Alametler Suresi”ne; “Yedi kat yerin altından uğultular geliyor.Çok alâmetler belirdi, vakit tamamdır.Haram sevap oldu, sevap haramdır.” dizeleriyle başlar ve ardından devam ettiği “Tebahhur Suresi”ni; “Bu dem kıyamet demidir,bu, buhara inkılâbıdır kaynayan suyun” diyerek bitirir. Büyük Şair, yaklaşan büyük toplumsal devrimin haberini vermektedir. Dünyamızda...

Continue reading

Terörü bitirmede tarihi fırsat

5 Mart’ta Moskova’da Erdoğan ile Putin’in el sıkışması, sadece Türkiye açısından değil, Rusya dâhil bütün Batı Asya ülkeleri açısından bir felaketin eşiğinden dönmek anlamına geldi. Şimdi önümüze bakmamız gerekiyor. Moskova’da, Türkiye ve komşularının 40 yıldır başlarını ağrıtan ve bir yandan büyük mali kaynakların bir anlamda boşa harcanmasına yol açarken diğer yandan, bütün bu ülkeleri emperyalist müdahalelere açık duruma getiren...

Continue reading